HİDROJEOLOJİ NEDİR?

Hidrojeoloji, kısaca yeraltısuyu jeolojisi anlamına gelip, yeraltısuyunun özellikleri, kökeni, yeraltındaki hareketi, ve yüzey sularıyla olan etkileşimi hidrojeolojinin ana çalışma konularını oluşturmaktadır. Yeraltı su sistemlerini ve onun yüzey sularıyla olan etkileşimini araştırmakta kullanılan arazi yöntemleride arazi hidrojeolojisi çalışma konularını kapsamaktadır. Yeraltı koşullarının sondaj, jeofizik, yada diğer yeraltı örnekleme metodları kullanarak tespiti; yeraltısuyun akış yönünün ve hızının bulunması ve değerlendirilmesi; sığ yeraltı çökellerindeki ve akiferlerdeki su kirliliği hareketinin modellenmesi; kirliliğin yeraltısuyu rezervlerine olan etkisinin araştırılması; yeraltısu kirliliğinin temizlemesi için metodlar geliştirilmesi ve bu metodların uygulanışı ve başarısının test edilmesi gibi konularda hidrojeolojinin çalışma konularını oluşturmaktadır.

1.1. HİDROJEOLOJİ VE DİĞER DİSİPLİNLERLE OLAN İLİŞKİSİ

Hidrojeoloji çalışma konusu itibariyle birçok bilim dalıyla yakından ilişkilidir. Bu temel bilim dallarından bazıları ve hidrojeoloji ile olan ilişkileri aşağıda açıklanmıştır

 

1.2. DÜNYADAKİ MEVCUT SU REZERVLERİNİN DAĞILIMI

Aşağıdaki tablodada (Tablo 3) görülebileceği gibi, dünyaki su rezervlerinin %94’ü okyanus ve denizlerde yeralmaktadır. Dünyadaki tatlısu rezervleri açısından bakacak olursak, yeraltısuları dünyamızdaki tatlı su kaynaklarının dörtte üçünü oluşturmaktadır. Tatlısular rezervlerini kullanılabilirlik açısından düşündüğüzde (Buzullar hariç), yeraltısuları hemen hemen tatlısu kaynaklarının tamamına yakın bir kısmını oluşturmaktadır. En aktif yeraltısu rejimi literatüre dayanarak 4x 106 km3 olduğu düşünülürse (60 milyon km3 değil) dünyadaki tatlısu rezervlerinin dağılım oranı şöyledir:

          • Yeraltısuları %95

          • Göller, nehirler %3.5

          • Toprağın nemi %1.5

 

Bu değişik rezervulardaki suların rezervuardaki ortalama yenilenme zamanına bakacak olursak, nehirlerde bu yaklaşık 2 haftalık gibi bir zaman, yeraltısuyunda ise daha yavaş hareket ettiğinden dolayı bu süre 2 hafta-10000 yıl arasında bir değerdedir.

 

 

Tablo 3. Dünyadaki mecvut su kaynaklarının istatistiği (Freeze and Cheery, 1979).

1.2.1 SULARIN SINIFLANDIRILMASI

1. Yüzey suları (Surface water) : Nehir, göl, çay, deniz, ve okyanuslar

2. Atmosferik sular (Atmosferic water): Yağmur, kar, dolu, sis

3. Yeraltı suları (Groundwater)

4. Kozmik sular (Cosmic water): Uzaydan meteoritlerle gelmiş olan juvenil sular.

 

1.3. SUYUN DOGADA DÖNGÜSÜ VE DÖNÜŞÜMÜ (Hydrologic Cycle)

Suyun atmosfer, karalar ve okyanuslar arasındaki döngüsüne hidrolojik döngü denmektedir. Hidrolojik döngü güneş enerjisiyle desteklenen açık bir sistemdir. Okyanuslardaki su, güneş enerjisinin etkisiyle atmosfere buharlaşmakta, sonra yağış olarak karalar üzerine düşmekte, ve en sonundada okyanuslara geri dönmektedir. Havadaki nemin atmosfer ve karalar arasındaki bu hareketi sonsuz bir döngüdür. Atmosfere buharlaşan suyun yaklaşık olarak 83%’ü okyanuslardan gelmektedir. Ancak yağış (yağmur, kar, dolu, vb.) şeklinde gökyüzünden düşen suyun yaklaşık dörtte üçü okyanuslara geri dönmektedir. Bu yeryüzüne düşen suların yaklaşık dörtte birinin karalar üzerine düşğü anlamına gelmektedir. Karalar üzerine düşen yağışın bir kısmı buzullar ve kar olarak, bir kısmı yüzey akışı uğrayarak göllerde ve değişik drenaj ağlarında toplanmakta, bir kısmı toprağın suyunu beslemekte, ve diğer bir kısmıda yeraltına süzülmektedir. Bu karalara tatlı su sağlayan önemli bir olaydır. Yağış karalara ulaştıktan sonra değişik yollar izleyerek okyanuslara ve denizlere geri dönmekte ve hidrolojik döngü tamamlanmaktadır. Şekil 1’de hidrolojik döngünün temel kısımları özetlenmektedir. Aşağıda bu kısımları biraz daha ayrıntılarıyla inceleyeceğiz.

  

E= Buharlaşma (Evaporation); SR= Yüzey akışı (Surface runoff); I= Süzülme (Infıltration); ET: Terleme (Transpiration); P= Yağış (Precipitation).


 


 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !