Sondaj Uygulamaları
Yüzey Seviyeleri:
Yukarıda sözü edilen sebeplerden dolayı jeotermal sondajlarda çok hızlı delmekten ziyade emniyetli delmek birincil önemdedir. Sondajın genellikle 50-
sorun da çok parçalanmış ve serbest olan kaya parçalarının sondajın titreşimi nedeniyle kayması ve ya defalarca tekrarlanan delme işlemlerine ya da takım sıkışmalarına sebep olmasıdır. Ayrıca bu seviyelerde sirkülasyon kaçağı da sık rastlanan olaylardandır. Eğer karşılaşılan tek sorun az miktarda kaçak ise, sorun çamura sirkülasyon kaçağı önleyici maddeler (LCM) eklenerek kontrol edilebilir. Ancak bahsedilen bütün bu sorunların en iyi çözümü çimento tapası uygulayarak hem kaçakların önlenmesi hem de hareketli blokların sabitleştirilmesidir. Bir dezavantaj ise, soğuk olan bu sığ seviyelerde çimentonun yavaş donması nedeniyle zaman kaybı fazla olabilir ancak hızlandırıcı maddeler kullanılarak çimento bekleme süresini 3-4 saata indirmek mümkündür.
B. Orta Seviyeler:
Daha derinlerde ve rezervuara kadar olan orta kısımlarda üç ana probleme dikkat edilmelidir. Bunlardan ilki, çatlaklar ve negatif basınç gradyanı dolayısıyla oluşan sirkülasyon kaçaklarıdır. Sirkülasyon kaçağı olmayan jeotermal sondaj hemen hemen yoktur. Bunun için desander, desilter ve benzeri çamur temizleyiciler iyi kullanılmalı ve çamur ağırlığı mümkün olan minimumda tutulmalıdır (1.04-1.06 gr/cc). Buna rağmen gözlenen kaçaklar bazen sirkülasyon kaybı önleyici maddeler kullanılarak önlenebilir ancak bu durumda bu seviyeler daha sonra muhafaza borusu çimentolaması sırasında daha büyük sorunlar yaratabilirler. Bu yüzden bütün kaçak seviyelerinin çimento tapaları ile tamir edilmesi artık bir kural haline gelmiştir. Böylece hem sondaj için hem muhafaza borusu çimentolaması için daha sağlam bir
kuyu duvarı oluşturulmakta hem de çatlaklar kapatılarak daha sonra muhafaza borusu etrafında korozif sıvıların dolaşım imkanı azaltılmaktadır. Ancak çimento tapası uygulamanın da özellikleri vardır. Bazen çatlak çok büyüktür ve tapanın birkaç kez tekrarlanması, hatta çimentoya kaçak önleyici maddeler eklenmesi gerekir. Bazen de çatlaklar çok incedir ve çamur kaçtığı halde daha viskoz olan çimento çatlağa girmeyip sondajla tekrar delinmekte ve görevini yapamamaktadır. Böyle durumlarda çimentoya uygun miktarda inceltici eklenmesi gerekir. Bu sebeplerle Kosta Rika Miravalles sahasında PGM-17 kuyusunda
buna rağmen serbest su teması sağlanmış ve killi seviyeler deformasyona başlamış ise çökmeler, kuyu deliğinin tamamen kapanması, takım sıkışmaları ve hatta kuyunun tamamen elden çıkarılması gibi sorunlar doğabilir. Bu durumda vakit geçirilmeden çamura yeterli miktarda kireç gibi Ca içeren maddeler eklenerek kuyu duvarına yakın Na killerinin Ca killerine dönüşümü sağlanmalıdır. Vaktinde yapılan bu işlem bir çok kil problemini çözmektedir. Üçüncü konu ise kuyu eğimindeki değişmelerdir. Kuyu eğimi genelde her
çok sert olmamalı, yine
inceltici gibi kimyasal maddeler yaygın olarak kullanılır.
Rezervuar Seviyeleri:
Rezervuar seviyelerinde de hemen hemen bütün sondaj kriterleri ve parametreleri yukarda bahsedilen esaslar dahilindedir. Ancak sondajın esas gayesi, yani kuyunun üretim kapasitesi ile bu seviyenin delinme şekli arasında hassas bir ilişki bulunmaktadır. Jeotermal rezervuarlarda üretim ikincil geçirgenlik sayesinde yani çatlak sistemlerinden yapılmaktadır. Bu seviyelerin, çatlaklar ve negatif basınç nedeniyle daima sirkülasyon kaçağı altında delinmeleri gerekir ve kaçak ne kadar büyükse kuyu kapasitesi de o kadar büyüktür. Eğer sondaj esnasında delinen formasyon kırıntıları yeterince temizlenemez ve çatlaklara girerse çatlakları kapatır ve o oranda da üretim kapasitesini azaltırlar. Halbuki kaçak halinde bu kırıntıların yüzeye getirilmesi yani temizlenmesi mümkün değildir. Aynı zamanda eğer bentonit çamuru kullanılırsa yüksek sıcaklık ihtiva eden çatlaklara giren bu bentonit pişmekte
ve çatlakları daha da kapatmaktadır. Jeotermal sondajların başlangıç devrelerinde bu sorun çok olmuştur. Sonraları, pişen bentonitin etkisini ortadan kaldırmak ve ısınan suyun hidrostatik basıncının azalmasından faydalanarak sirkülasyon dönüşünü sağlamak ve kırıntıları temizlemek gayesiyle bu rezervuar seviyeleri yalnızca temiz su ile delinmeye bağlanmış ve bir hayli iyileştirme sağlanmıştır. Ancak teknolojinin gelişmesi ve havalı sondaj uygulamalarının yaygınlaşması ile artık bu seviyeler hava+su ve/veya hava+çamur karışımlarının değişik oranlarda kullanılması ile delinmeye başlanmıştır. Bu sayede karışım akışkanın yoğunluğu, dolayısı ile hidrostatik basınç azaltılmakta ve yüzeye devamlı sirkülasyon dönüşü sağlanmaktadır. Hatta bu havalı karışımlara deterjan tipi maddeler eklenip
köpük yaratılarak yoğunluğun daha da azaltılması sağlanabilmektedir. Sadece hava
kullanılarak “mist” sıvısı ile delmek te mümkündür ancak bu durumda yüksek ısı nedeniyle genellikle kuyu üretime geçmekte ve kontrolu zorlaşmaktadır. Su veya çamurun hem ağırlık kontrolu hem de soğutma etkisi bu açıdan önemlidir. Bu sirkülasyon dönüşü sayesinde hem kırıntıların ve pişen killerin rezervuar çatlaklarına girip kapatma etkileri önlenmekte hem de rezervuara giren diğer sıvıların soğutucu etkileri azaltılmaktadır. Kosta Rika Miravalles Jeotermal sahasında rezervuar seviyeleri havalı su ile delinen kuyuların daha önce aynı sahada çamur ve su ile delinen aynı üretim çapına sahip kuyulardan %35-40 daha fazla üretim
kapasitesine sahip oldukları tespit edilmiştir. Netice olarak, rezervuar çatlaklarına formasyon kırıntılarının, pişip katılaşan kil ve diğer katı maddelerin girişlerini önlemek için bu seviyelerin hava karışımları ile delinmesi artık kaçınılmaz bir prensip olarak kabul edilmektedir.
Kaynakça
Ethem TAN/
JEOTERMAL SONDAJLARDA PRATİK UYGULAMA TEKNİKLERİ
Petrol Yüksek Mühendisi
Jeotermal Sondaj Danışmanı
Not :
yazılarımın devamınıwww.hidrojeoloji.net sitesinden bulabilirsiniz...
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
